Akhisar, aile ve çarşı
Danışmanım burada bu notun olması gerektiğini söyledi ve şu an doğrudan kendimi anlatacağım.
Doğduğum yer Akhisar, görece biraz küçük, sosyal imkânları dar bir şehirdir fakat avantajları da yoğundur; örneğin tarıma süper elverişli düz arazileri.
Biliyor musunuz, geçen on yıllarda devlet başkanları ya da ilgili devlet erkânı tütün piyasasını Akhisar'dan açıklarlar idi. Gidişatı görüyorsunuz değil mi 😄 zengin bir tarım şehrinde köylü ile sıkı fıkı bir aile işi;
Öncelikle bilinenin aksine biz doğrudan düğüncü mağazası değildik.
Dedem Dündar Fikri Kahya manifatura esnafıydı. Neredeyse 40 yıl boyunca Fikri Kahya ve Oğulları manifaturada Akhisarlımızın hizmetinde idi.
Babam işleri devralınca gidişat tuhafiyeye kaymış, neredeyse 20 yıl boyunca da bu işler yapıldı.
Ve şartların biraz değişmesi annemin sahneye çıkışı ile (ve tabii ki tuhafiye işini kafamızın almayışı ile 😅)
Dükkânımız biraz daha renklenmiş idi.


Mimarlıktan dükkâna
Bu yıllarda ben İstinye Üniversitesi Mimarlık Bölümüne ve sınıfımdaki pek çok arkadaşım da en az benimki kadar iyi bölümlere gitti.
Dönüş yolu mu 😂 size tek bir örnek vereyim, durumu siz anlayın. Tıp mezunu arkadaşım, babasının "doktor oldun da ne oldu, alıvereceğin parayla ömür boyu belki 2 ev alabilirsin" ifadesi ile karşılaştı 😄
Neyse ki bu mimar kardeşiniz hemen dedi ki "baba müteahhitlik yapalım!" Çinli dostlarımız dedi ki "yarasa çorbası içelim" ekonomimiz dedi ki "ben bu şartlarda çakılmadan duramam" evet... 😅 pek de beklediğim gibi olmamıştı.
Neyse dükkâna her yerli ailenin oğlu gibi ben de düştüm. Arkadaşlarım ile bir araya gelip kâh "kürkçü dükkânı" şakaları yaptık, kâh "şu çarşıya düştüğüm güne..." başlıklı konuşmalar yaptık. Ahh bu arada bahsetmeyi unuttum, annemin ailesi de Kırkağaç'tan bir beyaz eşya bayiiliği yapıyorlar 😄
Sabah dükkân, akşam dükkân der iken askerlik vb. süreçlerin zamanı geldi, gittim geldim ama sıkılıyorum.
Dükkâna geldik de her an iş mi var, müşteri, temizlik, raf düzenleme filan ama hobi lazım.
Derken aslında hikâyenin başkahramanı Evrim Ağacı YouTube kanalı ki onları severim.
"Claude ile hepimiz yazılım mühendisi miyiz" bunun gibi bir video vardı ve ben de ya acaba ben de mi web sitesi açsam dedim. 😅
Kahyaaskermalzemeleri.com
Böyle doğdu, "acaba yapabilecek miyim ben bunu ya"
Birine projeyi atıyorum, diyor ki güzel bir "statik web sitesi olmuş"
😅 yapay zekâya dön "statik web sitesi nedir"
-hmm broşür tipi sabit tek sayfalık...
Broşür tipi web sitesi anladım.
"Evet statik tasarım yaptım ama düzeltiriz ya"
😅 adını az önce öğrendim.

SEO nedir, UX nedir?
Neyse uzatmaz isem durum şu, biri diyor ki SEO yönüyle gelişmeli. Ben diyorum ki "SEO nedir"
-Google'da görünürlük, bilinirlik, yetkinlik
-hmm yaparız, Google özgünlük mü istiyor, şöyle sistem yapalım...
UX yönüyle gelişmeli deniliyor.
O da kullanıcı ergonomisi demekmiş... bu isimleri kim koyuyor böyle! Neyse site 3 ayda tamamlandı 😂 tek sayfalık web sitesi 3 ayda zor bitti!
Fakat birkaç mükâfat ile:
Konuyu 0'dan direkt Google'ye sora sora gittiğimden, özgün içerik bonusu zirvede kaldı ve Manisa'da asker malzemesi yazınca 1. sırayı benim web sitem alır oldu.
Burada aslında 2 hile var:
- Niş pazar, örneğin bir kadın butik mağazası bunu yapamaz. O işi yapan çok kişi var.
- İstanbul'da 1. sıraya çıkmak ve Manisa'da 1. sıraya çıkmanın zorluk derecesi farklı.
Birkaç hafta 0 kazanç ile moralim bozuldu ama celp döneminde 1 asker müşterisi yerine 4-5 kişi geliyordu ve insanlar fiyat biliyordu. Ben de hani malum 60 kalem mal sayacağım, ıskalamak istemediğimden web sitesini bilgisayarda açık tutup oradan sayıyordum.
Özetlememi ya da sonucu ister iseniz rakam eskimesin diye dolar ile vereyim.
Kahyaaskermalzemeleri.com 6 aylık ciro, 1 dolar 47 lira için yaklaşık 500 dolar. 😂
Kahyaaskermalzemeleri.com sebebince tahminen dükkânda dönen trafik sebebince oluşan ek gelir aylık 2-3 bin dolar.
weeklygta.com
Araya weeklygta.com isimli bir proje daha da girdi, o biraz daha haftalık oyun bülteni için idi. Otomatik video üretip yabancı dillerde yayın yapıyor ve Google'dan trafik alıp bunu reklam gelirine dönüştürmeyi hedefliyor.
Çok daha büyük ve kapsamlı bir yapı idi, galiba 1 haftada bitti.
3 dilde video üretiyor ve izleniyor.
Moğolca, İspanyolca, Lehçe...

Tabii tüm bunlar yaşanırken bu işler birkaç dostumun radarına girdi.
"Fikri bize de bir site mi yapsan, nasıl olacak" filan...
Şimdi malum bunun revizesidir, o sudur, hosting var, domain var...
Hemen 0'dan başlıyoruz!
Tamamen satış odaklı web sitesi nasıl olmalıdır?
"Tamamen satış odaklı web sitesi nasıl olmalıdır. Akış ne şekilde kurgulanmalıdır" sorumuz bu oldu.
Duyuru bandı: işletmeye bağlı ama opsiyonel.
Banner alanı: işletmenin adının yazdığı ve çeşitli menülere erişilen yer. Olmazsa olmaz.
Hero alanı: gerçek hoş geldiniz denilen yer, 3 saniye içinde ne iş yaptığınızın anlatılması gerek.
Eğer 6 saniyelik video olursa akış yavaşlar ama hızlı geçen bir görsel diyagram olursa harekete teşvik eder...
Olursa çok iyi.
Öne çıkan ürünler: artık ilk ürünleri görelim ama tadımlık, hepsini yığma!
Banner alanı: eğer işletmenin bir kampanyası, hikâyesi, anlatmak istediği var ise mesela bir tasarım eskizi var ise o mağazada algı şöyle olur;
"tasarım eskizi yapmışlar, fiyat yüksek olabilir ama işçilik yüksektir" bakın algı değişti...
Ardından ürünler, kategorilere ayırırsınız ayırmazsınız... ama ayırırsanız daha düzenli olur.
Ürüne tıkladım.
Hangi bedeni var, hangi rengi var, sepete ekledim. WhatsApp'a yazdım.
İster kapıda ödeme, ister mağazadan teslim.
İsterseniz mağazadan teslime özel indirim yapın...
Ardından malum SEO, Google bizi tanımalı.
Ama orada da farkımızla öne çıkmalıyız.
Mesela ben çamaşır satıyorum.
Ya da
Ben sadece askerlik döneminde kullanılmak üzere, TSK standartlarına uygun ve askeriyedeki haftalık yıkama periyotları baz alınarak oluşturulmuş setler hâlinde çamaşır satıyorum.

İşte bu!
En altta da footer denilen yönlendirme, vergi numarası, resmî kısımlar vb. olmalı.
Bugün bu diyagramı isterseniz 100 bin dolara saat satan bovet.com'a bakın, isterseniz astonmartin.com'a bakın, diyagram bu ve başarısı ispatlanmış yapı.
O hâlde bunu kullanıyoruz!
Çizgi sağda olur, biraz daha aşağıda olur ama mimari bu.
Ödeme akışı kurma fikrini kendi sitemde gördüm, zaten alacak olan Balıkesir'den Akhisar'a geliyor...
Komisyonuydu, kargosuydu, tanımadığın adam malı iadeye de getiriyor!
Onu da kaldır!
Geriye ne kaldı 😄
İşte bizim Dukonim!
Kahyaaskermalzemeleri.com'a bakarsanız onda duyuru bandı yok, hero'da yazılar var, kimse okumuyor bile ama orada soru şu idi: nasıl SEO yapılır, UX nedir, nasıl çalışır.
Dukonim'de ya da yaptığım ilk web sitelerinde soru şu oldu:
Bu adamı dükkâna nasıl çekeriz?
Çook uzun lafın kısası: bizi Shopier ile Shopify ile kıyaslayanlar için Dukonim kurulduktan sonra 2. ayda satılabilir hâle geldi ve ilk satış şöyle oldu:
Abi bana şu senin ürünlerin fotosunu WhatsApp'tan atıver, sorma abicim at.
2 gün sonra:
Abicim bu senin web siten, aylık 600 lira haracın var, hayırlısı olsun 😂
Web sitesi yapan zibilyon tane ajans var, hangisinin ana sayfasında ödeme altyapısı olmayan web sitesi yapıyoruz ifadesi koca puntolar ile yazıyor 😁
Ödeme altyapısı varsa komisyon var, masraf var.
Ben komisyon ödemeyi sevmiyorum ya, valla maaş filan, ödeme hiçbiri hoşuma gitmiyor.
Babam beni vermeye değil almaya programlamış 😅 onu da babası o hâle getirmiş, bizde kronik hastalık!
Size de bulaşsın diye Dukonim kuruldu.
Eee şimdi hazırsanız
Mağazanı aç